21. YÜZYILDA BOLU BEYİ

İlk yazılı kaynaklarımız olan Göktürk Kitabeleri Kültigin Anıtı’nın Güney Yüzü’nde “Uzak ise kötü mal verir, yakın ise iyi mal verir diyip öyle öğretiyormuş.” ifadesi yer alır. Burada bahsedilen kişi Çin Milleti’dir; fakat atamız yıllar öncesinden sadece Çin Milleti için değil aynı zamanda bizim belediyemiz için de bu sözün geçerli olabileceği ihtimalini düşünmüş olsa gerek.
Niçin böyle bir giriş yaptığımı düşünüyor olabilirsiniz. Eğer bu düşüncenizi hala bir sonuca ulaştıramadıysanız demek ki hiç belediye otobüsüne para ile binmediniz demektir. Otobüste sistem şu; eğer terminalde ve yabancıysan herkesin 1,35 lira verdiği yerde sen 1,75 lira vermen gerekir. Düşünebiliyor musunuz? Yabancı bir ilden gelmişsiniz çevrenizde ve yakınınızda kimsecikler yok ve siz bizzat devlet tarafından dolandırılıyorsunuz. Bunun sebebini de herkesin kart almasına bağlıyorlar. Şimdi soruyorum, uzaktan gelenleri hiçbir vicdanî muhasebe yapmadan ve düşünmeden dolandıran Çin Milleti ile bizim belediye arasındaki fark nedir?
Bolu Halkı olarak gerçi bizler birçok haksızlıklara alışkın, ezilen bir halkız ama bunda bizim de suçumuz yok değil. Belki haklarımızı korumak uğruna biraz gayret sarf etsek bunlar başımıza gelmeyecek. Bunun başka bir örneğini park olayında görebiliriz. Allah’ın yoluna arabanızı park ediyorsunuz. Biraz sonra tepenizde değnekçi dikiliyor iki lira diye. Verilen paralar nereye gidiyor? Fakire fukaraya, düşmüşe ezilmişe değil, servetine servet katmak isteyen, amiyane tabirle kodamanların cebine. Peki, buna kim neden oluyor? Cevap yine aynı cevap belediye…
Gerede-Bolu arası yedi lira, bu 59 kilometrelik bir mesafe için çok fahiş bir fiyat. Soruyoruz minibüs şoförlerine sizin vicdanınız, imanınız yok mu diye. Bize şu cevabı veriyorlar. Biz sadece terminale hiçbir neden yokken 130 000 TL vermek zorunda bırakılıyoruz. Vermediğimizde ise bize sıkıntı çıkartıyorlar ve birçok evrakımızı iptal ediyorlar. Dolayısıyla biz de veriyor ve acısını vatandaştan çıkarıyoruz, bir nevi haraç vermiş oluyoruz. Vardığımız yer dikkat ederseniz yine aynı yer BELEDİYE. Burada minibüsçüleri karanlık kimselere haraç vermeye zorlayan ve acısını vatandaştan çıkartan da maalesef belediye.
Aklımıza gelmiyor değil; birçok işte Türkiye’nin muasır medeniyetler seviyesine çıkmasını sağlayan ve dünyada Türkiye’yi hak ettiği seviyeye getiren AK PARTİ belediyeler konusunda başkanlarının halklarına yaptığı zulümlere niçin seyirci kalıyor? Yoksa farkında bile olmadan onlar da mı zulüm içerisindeler. Yani mesleğinin zirvesinde bir imam 1850 lira, bir öğretmen 2000 lira civarında para alırken danışman, sekreter ve milletvekilleri 5000 liranın üzerinde para alıyorlar da bunu kamufle etmek için yapılan bir sürü hataları görmezden mi geliyorlar?
Sorduğumuz soruların cevabını biz bilmiyoruz, ama bildiğimiz bir şey var ki bu soruları cevaplayabilecek birileri muhakkak var. İşte biz bu kişilerden vatandaş olarak bir cevap bekliyor, daha aydınlık bir Türkiye’de hak ettiğimiz seviyede olmak istiyoruz.
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı haberin tüm hakları GEREDE HABER'e aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan köşe yazısı/habere aktif link verilerek kullanılabilir.GEREDE HABER aksi durumda doğacak yasal hakkını saklı tutar.
OKU - YAZ - GÖNDER! Sende Fikrini Yaz...
YORUMLARINIZ BİR HABER KADAR KIYMETLİ























